İnşirah Suresi okunuşu

İnşirah Suresi okunuşu

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in 94. suresi olan İnşirah Suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur. İniş sırasına göre 12. suredir ve 8 ayetten oluşur. İnşirah, kelime anlamı olarak açılmak ve genişlemek demektir. İnşirah Suresi, halk arasında “Elemneşrahleke” olarak da bilinir. Bunun nedeni ise, bu surenin adını “elem neşrah leke” ifadesinden almış olmasıdır. İnşirah Suresi olarak bilinmesinin yanı sıra, Elem neşrah, Elem neşrah leke ve Şerh sûresi olarak da anılır. Hz. Peygamber’in tebliğin ilk dönemlerinde yaşadığı sıkıntılar karşısında kendisini teselli etmek amacıyla indirilmiştir.

Birçok kaynakta, İnşirah Suresi faziletleri, anlamı ve meali ile ilgili önemli bilgiler yer alır. İnşirah Suresi okunuşu bilmek önem arz eder. İnşirah Suresi okunuşu sık sık yapılmalıdır; çünkü bu sure okunduğunda sıkıntıların gideceği ve kalbin ferahlayacağı inancı vardır. Ayrıca surede inananların karşılaşacağı sıkıntılardan ümitsizliğe düşmemeleri, daima Allah’a güvenmeleri ifade edilmektedir. Ezberlemek isteyenler için İnşirah Suresi anlamı (meali), Arapça yazılışı ve Türkçe okunuşu ile fazileti hakkında bilgiler hemen aşağıda yer alıyor.

İNŞİRAH SURESİ (ELEMNEŞRAHLEKE) ARAPÇA OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.

İNŞİRAH SURESİ YAZILIŞI

İNŞİRAH SURESİ DİNLE

İNŞİRAH SURESİ (ELEMNEŞRAHLEKE) TÜRKÇE ANLAMI

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.

İNŞİRAH NEDİR, NE ANLAMA GELİR?

İnşirah kelime anlamı şu şekildedir:

İNŞİRAH SURESİ KUR’AN’IN KAÇINCI SURESİDİR?

İNŞİRAH SURESİ KAÇ AYETTEN OLUŞUR?

İNŞİRAH SURESİ KONUSU

Sûrede Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e mânevî lütufları özetlenmekte, her güçlükle birlikte mutlaka bir kolaylığın olduğu bildirilerek Mekke’de putperestlerin baskısı yüzünden sıkıntı çeken Resûlullah ile müslümanlara teselli ve ümit verilmekte; onlardan Allah’a ibadet ve itaatlerini sürdürmeleri istenmektedir.

Duhâ gibi İnşirâh sûresi de Hz. Peygamber’in tebliğin ilk dönemlerinde mâruz kaldığı sıkıntılar karşısında kendisini teselli etmek amacıyla indirilmiştir. Sûrenin nüzûl sebebi olarak fakirliklerinden dolayı putperestler tarafından aşağılanan Müslümanların teselli edilmesi de gösterilmektedir.

İNŞİRAH SURESİ FAZİLETLERİ

İnşirâh sûresinin fazileti ile ilgili olarak, “Kim Elem neşrah sûresini okursa âdeta üzüntülü olduğum sırada yanıma gelip beni rahatlatmış sayılır” meâlinde bir hadis rivayet edilmişse de (Zemahşerî, III, 222) bu rivayet muteber sayılmamıştır. Türkçe’deki, “Elif demeden ‘fergab’a çıkılmaz” deyiminde bu sûrenin son kelimesine işaret vardır. Son devir Osmanlı âlimlerinden Edirne Müftüsü Fevzi Efendi Ḳudsiyyü’l-feraḥ fî tefsîri sûreti Elem neşraḥ (İstanbul, ts.) adıyla bir eser kaleme almıştır.

İNŞİRAH SURESİ ANLAMI (DİYANET MEALİ)

İnşirâh sûresinin, “Senin üzerinden ağır bir yükü kaldırdık” meâlindeki âyetiyle, peygamberlikten önce veya peygamberliğin ilk dönemlerinde Resûlullah’ı çok üzen ve tahammülü güç olan zorlukların kaldırılması kastedilmiştir. Âyetteki vizr kelimesinin “ağır günah” mânasında olduğunu, dolayısıyla burada Hz. Peygamber’in günahlarının bağışlanmasının kastedildiğini söyleyenler bulunmakla birlikte ağırlığı özellikle vurgulanmış olan bir günahın Resûl-i Ekrem’le irtibatlandırılması uzak bir ihtimal olarak görünmektedir. Resûlullah’ın bu âyet nâzil olunca, “Bir zorluk iki kolaylığa asla üstün gelemez” dediği rivayet edilmektedir (Hâkim, II, 528). Âyette güçlükle beraber kolaylığın bulunacağına iki defa vurgu yapılması bir yandan Resûl-i Ekrem’in, karşılaşacağı şiddetli engelleme ve zorlukların rahatlama ile sonuçlanacağına kesin olarak güvenmesini sağlamayı amaçlamakta, öte yandan müminlere mâruz kalacakları sıkıntı ve haksızlıklar karşısında yılgınlığa düşmemelerini, Allah’a daima güvenmelerini, iyimserliklerini koruyup güzel günler için çalışmalarını telkin etmektedir. Nihayet sûrenin sonunda Hz. Peygamber’in şahsında bütün müminlerden Allah’a bağlılıklarını sürdürmeleri istenmektedir.

İNŞİRAH SURESİ TEFSİRİ (KUR’AN YOLU)

“Senin kalbini açıp genişletmedik mi?” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki “şerh-i sadr” kavramını Râgıb el-İsfahânî, “kalbin ilâhî bir nur ile Allah tarafından bir huzur ve sükûnet, bir rahatlık ile genişletilmesi” şeklinde açıklamıştır (el-Müfredât, “şrh” md.). Hz. Peygamber’in kalbinin açılıp genişletilmesi ifadesini, Zümer sûresinin 22. âyeti de dikkate alındığında, onun beşerî idrak kapasitesinin vahiy ile arttırıldığına ve âzami seviyeye çıkarıldığına işaret olarak anlamak uygun olur. Müfessirler bunu, ona indirilen vahyi anlaması, koruması ve peygamberlik görevini yerine getirebilmesi için kendisine verilmiş olan zihin açıklığı, mâneviyat yüksekliği gibi mânalarla da açıklamışlardır. Bazı müfessirler ise Duhâ sûresinin devamı mahiyetinde olan bu âyetlerde, bir süre ara verilmiş olan vahyin yeniden başlamasıyla Hz. Peygamber’in mâneviyatının güçlendirildiğine değinildiği kanaatindedir.

2 ve 3. âyetlerde, Resûlullah’ın belini büktüğü bildirilen “yükün kaldırılması”ndan maksadın ne olduğu konusunda değişik açıklamalar yapılmıştır (bk. Râzî, XXXII, 4-5). Bize göre Allah’ın bir lütuf olarak onun omuzlarından kaldırdığı yük iki şekilde açıklanabilir: a) Arasında yaşadığı topluluğun inanç ve ahlâk yönünden içine düştüğü durumdan dolayı duyduğu ıstırabın, Allah’ın kendisini vahye mazhar kılıp kalbine ümit ve ferahlık vermesi suretiyle dindirilmesi veya hafifletilmesi; b) Tevhid inancını ve insan ilişkilerinde adalet, dürüstlük, merhamet, iyilikte yardımlaşma gibi erdemleri hâkim kılma mücadelesinde birçok ilâhî destek ve inayete mazhar kılınması.

Hz. Peygamber’in “şanının yüceltilmesi”ne müfessirler, Resûlullah’ın adının mukaddes kitaplarda zikredilmesini ve geleceğinin müjdelenmesini, kelime-i şehâdette onun isminin Allah’ın ismiyle birlikte yer almasını, gökyüzünde melekler, yeryüzünde müminler tarafından hürmetle anılmasını, Kur’an’da Allah’a itaatle birlikte ona da itaat edilmesinin emredilmesini örnek gösterirler (bk. Şevkânî, V, 542). Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olması da (bk. Enbiyâ 21/107) onun şanının yüceltildiğini ifade eder. Ayrıca erken döneme ait olan bu âyeti, ileride Resûlullah’ın isminin ve tebliğ ettiği dinin bütün dünyada tanınıp yayılacağını bildiren bir müjde olarak anlamak da mümkündür. Yine, Kur’an’da onun müstesna niteliklerini, Allah katındaki konumu ve değerini açıklayan âyetler de bu bağlamda “şanını yüceltme” olarak değerlendirilebilir.

EZBERLEMENİZ İÇİN DİĞER DUALAR VE SURELER

sizlere brinstagram.com farkıyla sunulmuştur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir